ROMA HUKUKU/Borçların Genel Kısmı-2 (Ders Özeti)

BORÇLARIN GENEL KISMI-2

Parça Borcu(species) ve Nevi Borcu (genus)

Parça borcu yeryüzünde tek olan belirli bir malın taahhüt edilmesidir. Şu ev, şu araba, şu köle gibi… Borçlanılan mal bir eşya kategorisi içinden herhangi bir miktar ise burada nevi borcundan söz edilir. Mesela 100 kg buğday borçlanması gibi.  Nevi borçları açık değildir. Araba çekmeye alıştırılmış iki araba beygiri satın alındığı zaman nevi ile belirli bir borç vardır.

res fungibiles: misli eşya. Nevi borçlarına en çok burada rastlanır.

Res nec fungibiles: misli olmayan eşya. Taşınmaz mal, ev gibi… bu ayırım parça borcu nevi borcu ile karıştırılmamalıdır. Nevi borcu parca borcu; bir borç ilişkisinde tarafların kararlaştırdıkları edim açısından yapılan bir ayrımdır. Oysa misli olan yada olmayan eşya ayrımı borç ilişkisi olmadan, eşyanın niteliği için yapılmıştır.

Nevi borcundan bir eşya kategorisinden bir miktarı seçmek söz konusudur. Nevi borcu telef olmaz. Yani on ton kömürü ödemeyi taahhüt etmiş bir borçlu varsa ve on ton kömür teslimden önce kusurlu olarak kaybedilmişse, borçlu on ton kömürü bulup ödeyebilir. Borcun konusu bir binanın dairesi olsa, deprem soncu telef olsa, borçlunun kusuru söz konusu değildir.

 

Seçimlik Borçlar

Dare, borçları arasında, diğer bir belirli olmama olayı seçimlik borçlarda ortaya çıkar. Bu gibi borç ilişkilerinde iki veya daha fazla edim gösterilmiştir. Bunlardan yalnız birinin ifası gerekmektedir. Edimlerden biri, parça borcu ise ve borçlunun kusuru olmadan, yani beklenmedik hal veya mücbir sebepten imkansızlaşırsa, diğer edim kendiliğinden borcun konusunu oluşturur. Seçim hakkı kural olarak borçluya aittir.

 

Bölünebilen Borçlar- Bölünemeyen Borçlar

Borcun bütünlüğü bozulmadan, değeri azalmadan, kısım kısım, bölünemeyen borçtur. Bu genellikle edim konusunun bölünebilen bir mal veya hak olup olmamasına bağlıdır. Genelde para borçları ve diğer misli mallara ilişkin borçlar, bölünerek ifa edilebilir. Kural olarak dare borçları, edimin konusu uygunsa bölünebilir. Facere borçları kural olarak bölünemez.

 

Tabii Borç  (eksik borç) Obligatio  Naturalis

Obligatio yu Romalılar obligatio naturalis ve obligatio civilis olarak ikiye ayırırlar. Davası tam olan obligatio civilistir. Halbuki obligatio naturalisin davası yoktur. Hukuk düzenlemesi bazen bir kimsenin borçlanmış olduğunu kabul eder, fakat bu borçluya karşı, actio ya dayanan bir zorlama kullanılması gerektiğini kabul etmez. Tabii borçlara ilk olarak kölenin hukuki işlemlerinden sorumlu tutulamaması nedeniyle rastlanmıştır. Kölenin sözleşmelerden (hukuki ilişkiden) doğan borcu eksik borçtur. Bunun yanında aile evlatları ile baba arasındaki patria potestas ilişki neticesinde bunların birbirlerine karşı olan borçları da eksik borç idi. Bunun yanında defi (exceptio) yoluyla ileri sürülebilecek olan şeyler de eksik borçtur. Misal zamanaşımı gibi.

Borçluya Karşı Zorlama

Obligatio Civilis’in en önemli özelliği borçluyu ifaya zorlamak için alacaklıya tanıdığı zorlama gücüdür. Tabii borçlarda böyle bir zorlama gücü yoktur. Bu zorlama, önce alacaklının borçlusuna karşı kullanacağı dava hakkında kendini gösterir. Roma da şahsi dava “actio in personem” olarak ifade edilmiştir.

            Roma’da mahkûmiyet çoğu kez sadece belli paranın ödenmesine ilişkindi. Bugün İngiliz Hukukunda da aynen korunan yargıya göre “bir alacağa dayanan alacaklının sadece para şeklinde tazminat elde edebileceği, borçlanılmış edimi olamayacağı kuralı vardır. Türk Hukukuna göre hakim tazminatın kapsamını ve türünü durumun gereğine göre belirleyebilecektir. Hakim kararına göre borçlu ifada bulunmazsa cebri icra söz konusu olacaktır. Roma’da 12. levha kanunu icraya ilişkin olarak borçlunun vücudunun sorumluluğunu istiyordu. Eski İus Civile ise bunun çok acımasız olduğunu düşünerek bazı olaylarda mallar üzerinde sorumluluk ilkesini getirmiştir. Praetorlar borçlunun sorumluluğunun tüm malvarlığı üzerinde olması şeklinde yumuşatmışlardır. Şerefsizlik (infamis) de gelmiştir.

            İmparatorluk Hukuku devrinde ise artık mallar üzerinde icra kabul edilmiştir.

 

Borçlunun Sorumluluğu

Borçlu, borcunu ifa ile yükümlüdür. Borçlunun bu husus da sorumluluğu doğar. Borçlu sorumluluğu önemli bir hususdur. Kusursuz (objektif) sorumluluk, kusurlu (subjektif) sorumluluk olarak iki tarz sorumluluk söz konusudur.

            Kusursuz (objektif) sorumluluk, zarara sebep olma düşüncesine dayanır. Sorumluluğu doğuran olayla zarar arasında sebep-sonuç ilişkisinin varlığı yeterlidir. Eğer borcunu ödemeyen borçlu, ne olursa olsun, mutlaka sorumlu tutulursa (yani alacaklının uğradığı zararı telafi etmek zorunda bırakılırsa) kusursuz sorumluluk ilkesi vardır. Mesela bir kimse bir mal vermeyi taahhüt ettikten sonra vermemiştir. Eğer bu malı vermeyişinin, neden ileri geldiği asla düşünülmez ve sadece, beklenen sonuç meydana gelmediği için, sorumlu tutulursa, kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanmış olur. Bu ilke sadece objektif olayları dikkate alır. Kusura dayanan sorumlulukta ise, borcun ifa edilmemesinin sübjektif sebepleri vardır ve bunlar araştırılmalıdır. Borçlunun kusuru olmadan yangında malın tahrip olması gibi.

            İkinci halde borçlu kusuru varsa onun oranında sorumlu tutulacaktır. Kusursuz sorumluluk ilkesi kolay ama adil değildir. Kusur sorumluluğu adil ama uygulanması bir hayli zordur. İlkel hukuk sistemlerinde kusursuz (objektif) sorumluluk ilkesi görülür. Her iki sorumluluk ilkesi hukuk tarihi boyunca uygulanmıştır. Türk Hukukunda kusur sorumluluğu hâkimdir. Ancak kusursuz sorumluluk tamamen ret edilmemiştir. Genel olarak hakkaniyet sorumluluğu ve tehlike sorumluluğuna dayanır.

Türk Hukukunda Kusursuz Sorumluluk Halleri

  • Ev başkanının gözetim altında olan ergin olmayan küçükler, kısıtlılar, akıl hastalarının zararlarından sorumludur. Bu kusursuz sorumluluktan alışılmış durum ve şartların gerektirdiği tüm tedbirleri olarak kurtulur.
  • İşveren için çalışan kişilerin 3. kişilere verdiği zararlardan işveren kusursuz sorumludur. Bundan kurtulabilmesi için gerekli tüm özeni gösterdiğini veya gösterse bile yine zararın gerçekleşebileceğini ispatlaması gerekir. İşçiler, 3. kişilerin haksız fiil yaparak zarar verirse işveren tanzimden kaçamaz.
  • Hayvan sahibinin sorumluluğu, gerekli özen ve dikkati gösterdiğini ispatlayacak, bunu gösterse bile zararın meydana gelebileceğini ispatlarsa kurtulur. Kışkırtma varsa rucü hakkı saklıdır.
  • Karayolları Trafik Kanunu gereği araç işletenin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. İşleten sorumluluktan ancak zararın mücbir sebep, mağdurun kendi kusuru veya 3. kişinin ağır kusuru ile meydana geldiğini ispat etmek suretiyle kurtulur.
  • Ayırt etme gücü olmayanların haksız fiillerinden sorumlu tutulmaması hakkaniyete aykırı olduğundan, hakkaniyet sorumluluğu getirilmiştir.

Roma Hukuku Ders Notları İçin Tıklayınız.

Roma Hukuku Diğer Ders Özetleri;

1-Roma Hukukunun Önemi

2-Roma Toplumunun Yapısı

3-Krallık Dönemi

4-Cumhuriyet Dönemi

5-İlk İmparatorluk Dönemi (Pricipatus)

6-Son İmparatorluk (Dominatus)

7-Iustinianus sonrası ve Modern Hukuka Etkisi

8-Dönemlere göre Roma Hukukunun Kaynakları

9-Roma Hukukunun Tasnifleri

10-Hak Çeşitleri, Hakkın Kazanılması ve Kaybedilmesi

11-Hak Kavramı-Hakların Kazanılması ve Kaybedilmesi

12-Roma Borçlar Hukuku Giriş

13-Roma Borçların Genel Kısmı-1

14-Roma Borçların Genel Kısmı-2

15-Roma Borçların Genel Kısmı-3

16-Roma Borçların Genel Kısmı-4

17-Roma Borçların Özel Kısmı-1

18-Roma Borçların Özel Kısmı-2

19-Roma Borçların Özel Kısmı-3

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: