ROMA HUKUKU/Borçların Genel Kısmı-1 (Ders Özeti)

BORÇLARIN GENEL KISMI

Türkçeye borç, Roma Hukukunda obligatio olarak geçmiştir. Borç kavramının başlangıcının tespiti mümkün değildir. Malın malla değişimi olduğu (trampa) döneminde borç yoktur. Borcun başlangıcını haksız fiil sorumluluğu olarak gören hukukçuların yanında sözleşme ile de doğduğunu söyleyenler vardır.

            TMK’da borcun tanımı yoktur.

            Iustianus’un  Iustitionesin de  ki borç tanımı;  borcun (obligatio) oluştuğu hukuki ilişki sonucu, biri alacaklı diğeri borçlu olan iki taraftan alacaklı, borçlunun belirli bir konuyu yerine getirmesini veya belirli bir şekilde hareket etmesini istemek hakkına sahip olur.

            Iustituones deki bu tarif, borcun konusunu basit bir ifaya, ödemeye indirgediği için eksik görülmüş ve Paulus’un  Digesta’ya alınan metni tamamlamıştır.

            Paulus; ayni hakkın karşısına borç kavramını çıkartmaktadır. Borç, belirli iki taraf arasında gerçekleştirilir. Borç daima kişiseldir. Borçlu pasiftir, alacaklı yararına edimde bulunmaya mecbudur. “datio” Alacaklı aktiftir. Ancak edim konusu üzerinde alacaklının yararı yoktur. Zira edim borçlunun ifasına bağlıdır. Alacaklının alacağı elde etme anı, her zaman borç ilişkisini bağlayıcı süresinden sonradır.

            Bir ayni hakka sahip olan kimse bu hakkını, hakkı ihlal eden herkese karşı ileri sürebildiği halde, alacaklı borç ilişkisinden doğan ve nisbi bir hak olan alacak hakkını yalnız borçlusuna karşı ileri sürebilir. Borç ilişkisinden doğan davalar belirli bir kişiye, yani sadece borç ilişkisinin borçlusuna karşı açılır. Bu noktada, Roma Hukukunda davaların actio in rem (ayni dava) ve actio in personam (şahsi dava) biçimindeki ayrımından daha açık olarak göze çarpmaktadır.

            Ayni haklar, eşya üzerinde doğrudan doğruya hakimiyet temin eder. Halbuki, borcun konusu bir malın ifası ise, alacaklının bu mal ile bir ilişkisi yoktur. Ancak, söz konusu ayni hakkı, o hakkı kuran bir fiille kendisine temin etmesini borçludan talep edebilir. Ayni hak, eşya ile doğrudan doğruya bir ilişki ifade ettiği için, hakkı ihlal eden her 3. kişiye karşı etkili olabileceği halde, nisbi hakkı talep yalnız borçluya karşı ileri sürülebilir. Ayni hak mutlak, şahsi hak nisbi niteliktedir. Ayni hak sahibi daima imtiyazlı durumdadır. İçlerinden birisi ipotekli olmak üzere 4 alacaklının her birine 10.000 tl borcu olan B, 10.000 tl lik mal varlığı ile iflas ederse, ipotekli alacaklı 10.000 Tl alacağının tamamını alabilecek, diğerleri ise hiçbir şey elde edemeyecektir. (Ayni hak)

Borcun Unsurları

  1. İlişki Tarafları: Alacaklı ve borçlu olarak bir borç ilişkisinin iki tarafı vardır.
  2. Edim: Borçlunun ifa ile yükümlü olduğu şeye denir.
  3. Alacaklının Kullandığı Zorlama unsuru: alacaklı borcun ifası için zorlayıcı bir güç kullanır.

İlk borç ilişkisi ödünç ile olmuştur.

Borç İlişkisinin Tarafları

Borçlu (debitor): pasif sujedir. Yükümlüdür.

Alacaklı (creditor) aktif sujedir.

Borcun Konusu

Her borçta “obligatio” da niteliği gereği bir edim vardır. Edimin geçerli olması için 4 şart vardır.

  1. Borcun doğması için edim imkansız olmamalıdır. Romalılara göre imkansız konu üzerinde borç oluşmaz. Res eskstra commercium (kutsal eşya) vaad edilen bir sözleşmede borç oluşmaz. Çünkü imkânsızdır.
  2. Edim, hukuka ve ahlaka aykırı olmamalıdır. Rüşvet almak, adam öldürmek için borçlanma olmaz.
  3. Edim tayin edilmiş yada edilebilir olmalıdır. Edim tayini gelecekte tespit ve imkan verecek objektif unsurların gösterilmesi demektir.
  4. Edim para ile ölçülebilir olmalı, maddi değeri olmalıdır. Roma da borcun konusu para ile tanzimi mümkün şeyler olmalıdır. Dolayısıyla herhalukarda bir miktar para ödemeye mahkûmiyet söz konusu idi. Formula usulü ile bu değişti ve ayni sorumluluk usulü getirildi.

 

Edim Kavramı ve Tipleri

Paulas, borç ilişkisinin temelinin, bir kimsenin bize karşı bir şey vermeye ve yapmaya yada edimi ifaya mecbur edilmesinde gördüğünü belirtir.

            “prestatio” mülkiyeti nakletmeden maddi bir malın verilmesidir. Paulus metninde geçen borç; alacaklı yararına mülkiyeti nakletmeye “dare”, bir şey yapmaya “facere”,  yükümlülüğü yerine getirmeye “proestare” zorlar.

            Dare: bir malın mülkiyetini nakletmeyi bir ayni hak tesis etmeyi ifade eder. İfa konusu para borcu, nevi borcu olarak belirlenen mal veya para tutarı olur. Mal teslimi sonrası malik olunca 40 TL para ödemek gibi.

            Facere: anlamı geniştir. Dare borcu olmayan her edimi kapsar. Alacaklı yararına bir edim yapmaktır. Elbise dikilmesi, bina yapılması gibi, fAcere olumsuz (yapmamak) da olabilir. Yüksek duvarlı inşaat yapmamak gibi.

            Malik (M), Ü’ye kölesi S’nin mülkiyetini devretmeyi (dare) sözlü olarak vaat etmiştir. Borçlu bu yükümlülük altına girdikten fakat şekilci muamele (mancipatio) ile kölenin mülkiyetini devretmeden önce, borcunun ifasında gecikmemekle birlikte, köle hastalanmıştır. Köle, malik M’nin tedavi ettirmekte ihmali sonucu ölmüştür.

            M, kölenin mülkiyetinden sorumlu mudur ve bu sebeple Ü’ye kölenin değerini ödemek yükümlülüğünde midir? Cevap olumsuzdur. M’nin borcu mülkiyeti devretmek idi. Halbuki kölenin tedavisini yaptırmak bir facere borcudur ve dare kapsamında değildir.

            Dare borcu ile vaad eden kişi, mülkiyeti nakletmekle yükümlüdür, facere ile yükümlü değildir.

            Praestare: Satıcı satılmış olan malı teslim etmek yükümlülüğündedir. Bu malda bazı niteliklerin olduğunu garanti etmek (praestrae) yükümlülüğü altındadır. Nakliyeci, kırılabilir bir malın taşınmasını (facere) gerçekleştirmek yükümlülüğü altındadır ve özenmle hareket etmek (dillegentaiam prastare) zorunluluğundadır.

            Esas borçlar olan dare ve facere borçlarının ikinci derecede yükümlülüğü olan praestare, bazı davranışları açıklığa kavuşturmaya yarar.

            Bir atın satıcısı atın sağlıklı olduğunu taahhüt ettiği zaman alıcıya hasta atı vermişse, esas borcundan kurtulmayacaktır. Buna karşılık, bir vazoyu saklamak için iade ediyorsa, sorumlu olmayacaktır. Zira saklama borcunda sadece kasıtla hareket etmemek yükümlülüğü altına girmiştir.

 

Roma Hukuku Ders Notları İçin Tıklayınız.

Roma Hukuku Diğer Ders Özetleri;

1-Roma Hukukunun Önemi

2-Roma Toplumunun Yapısı

3-Krallık Dönemi

4-Cumhuriyet Dönemi

5-İlk İmparatorluk Dönemi (Pricipatus)

6-Son İmparatorluk (Dominatus)

7-Iustinianus sonrası ve Modern Hukuka Etkisi

8-Dönemlere göre Roma Hukukunun Kaynakları

9-Roma Hukukunun Tasnifleri

10-Hak Çeşitleri, Hakkın Kazanılması ve Kaybedilmesi

11-Hak Kavramı-Hakların Kazanılması ve Kaybedilmesi

12-Roma Borçlar Hukuku Giriş

13-Roma Borçların Genel Kısmı-1

14-Roma Borçların Genel Kısmı-2

15-Roma Borçların Genel Kısmı-3

16-Roma Borçların Genel Kısmı-4

17-Roma Borçların Özel Kısmı-1

18-Roma Borçların Özel Kısmı-2

19-Roma Borçların Özel Kısmı-3

 

ROMA HUKUKU/Borçların Genel Kısmı-1 (Ders Özeti)” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: