MEDENİ USUL HUKUKU/ 2-Yargıda İnsan Kaynağı, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı (Ders Özeti)

Yargıda insan Kaynağı, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı

Yargılamanın hukuki niteliğini ve sujeleri

Dava açılmasıyla birlikte davacı, davalı ve mahkemeden oluşan üçlü bir usûl hukuku ilişkisi ortaya çıkmaktadır. Usûl hukuku ilişkisi maddi hukuk ilişkisinden bağımsızdır. Bu bağımsızlık usûl hukuku ilişkisinin konusu, tabi olduğu kurallar ve ilişkinin sujeleri bakımından da geçerlidir.

Usûl hukuku ilişkisinin yargı ayağında üç kişi vardır. Bunlar: hâkimler, zabıt kâtipleri ve diğer yazı işleri görevlileridir. Bunlar arasında yargı yetkisini fiilen kullanan hâkimdir. Zabıt kâtibi ile yazı işlerinde görev yapan diğer kişilerin işlevleri doğrudan yargı yetkisinin kullanılması niteliğinde olmayıp, yargısal faaliyetin bir düzen içinde yürütülmesini sağlamak üzere, hâkime destek olmaya yöneliktir. Anayasanın 140. maddesi gereğince, hâkimlik (ve savcılık görevleri) meslekten hâkimler eliyle yürütür. Hâkimler, devletin haiz olduğu egemenlik kuvvetinin bir yansıması niteliğindeki yargı yetkisini Türk milleti adına, tek başına ve gerektiğinde Devlete (Devletin diğer organları niteliğindeki yasama ve yürütmeye) karşı kullanırlar. Zabıt katiplerinin en önemli görevi, mahkemede ve mahkeme dışında hâkim huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde hazır bulunmak, tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını hâkimin dikte ettirmesiyle tutanağa geçirmek, yargılamadan evvel ve gerektiği hâllerde dava dosyasını incelemek için hâkime vermek ve zamanında eksiksiz olarak almaktır. Yargılama faaliyetiyle ilgili kayıt, dosya tutma, yazışma, arşiv ve benzeri daha pek çok işin yerine getirilmesiyle görevli olanlar ise yazı işleri müdürü ve yardımcılarıdır.

 

Mahkemelerin bağımsızlığı kavramı

Hukuk devleti olabilmek için kuvvetler ayrılığı ilkesinin hayata geçirilmesi yanında, mahkemelerin bağımsızlığının ve yasama ile yürütmenin işlemlerinin yargısal denetiminin sağlanması bir gerekliliktir. Denetimi yapan organın denetlenen organdan bağımsızlığı ise eşyanın doğası gereğidir. Anayasa, mahkemelerin bağımsızlığına özel bir önem vermiştir. Bunun en belirgin göstergesi, yargı yetkisinin kimin tarafından kullanılacağını düzenlerken açıkça “bağımsız” mahkemelerden söz etmesidir. Bağımsızlık ilkesi, Anayasanın 9.maddesindeki vurguyla bırakılmamış, 138. maddede “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlığı altında özel olarak düzenlenmiş; ayrıca, hâkimlik ve savcılık mesleğini düzenleyen 140. maddenin ikinci fıkrasında da, hâkimlerin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa edecekleri belirtilmiştir. Bağımsızlığın fiilen gerçekleştirilebilmesi için Anayasada öngörülen düzenlemelerden bazıları şu şekildedir: Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz (AY m. 138, II). Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde, yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir açıklamada bulunulamaz (AY m. 138, III). Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez (AY m. 138, IV). Hâkimler, kanunda belirtilenlerden başka resmî ve özel hiçbir görev alamazlar (AY m. 140, V).

 

Hâkimlik teminatının önemini ve bunun sağlanması için alınan tedbirleri

 

Hâkimlere görevleri gereği tanınan bağımsızlığın tam olarak kullanılabilmesi, bunun bazı güvencelerle korunmuş olmasına bağlıdır. Söz konusu güvenceler olmaksızın hâkimin vicdanî kanaatinin baskı altına alınması mümkündür. Bu nedenle, Anayasada bağımsızlığı güvence altına almaya yönelik bazı hususlara yer verilmiştir. Hâkimler (ve savcılar) azlolunamazlar (AY m. 139, I). Hâkimler (ve savcılar), kendileri istemedikçe, Anayasada belirtilen yaştan önce emekliye sevkedilemezler (AY m. 139, I). Hâkimler (ve savcılar), bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılamazlar (AY m. 139, I). Mesleğe kabul, tayin, terfi, denetim, disiplin ve meslekten çıkarma işleri bağımsız bir organ olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yerine getirilir (AY m. 159, VIII). Hâkimlerin (ve savcıların) nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. (AY m. 140, III).

 

Hâkimin tarafsızlığı kavramını, tarafsızlığa zarar verebilecek durumları ve bunların önlenmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanununda alınan tedbirleri 

Hâkimlerin tarafsızlığı, yargısal temel haklar kapsamında anayasal bir ilkedir. Hâkimlerin tarafsızlığı adil yargılanma hakkının da zorunlu bir unsurudur. Zira Anayasanın 36. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “âdil yargılanma hakkı”nın bir unsurunun da “tarafsız” mahkeme önünde yargılanma olduğu, insan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Hâkimlerin tarafsızlığı, hâkimlik mesleğiyle ilgili temel kanunlarda değil, yargılama usûlüne ilişkin kanunlarda düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, medenî yargı açısından hâkimlerin tarafsızlığını sağlamaya yönelik iki ayrı müesseseye yer vermektedir. Bunlardan birincisi hâkimin yasaklılığı, ikincisi ise hâkimin reddidir.

Hâkimin davaya bakmaktan yasaklı olabilmesi için;

somut uyuşmazlığın tarafları ile arasında, hâkimin tarafsız kalamayacağına kesin gözüyle bakılan sıkı ve yakın bir bağlılık olması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 34. maddesine göre hâkim, kendisine ait olan veya doğrudan doğruya ya da dolayısıyla ilgili olduğu davaya; aralarında evlilik bağı kalkmış olsa bile eşinin davasına; kendisi ve eşinin altsoy veya üstsoyunun davasına; kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın davasına; üçüncü derece de dahil olmak üzere, kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı kalksa dahi kayın hısımlığı bulunanların davasına; nişanlısının davasına; iki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davaya bakamaz, taraflar talep etmese bile resen davadan çekilmelidir. Taraflar yasaklı hâkimin davaya bakmasına muvafakat etse dahi, hâkim çekilme kararı vermelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, yasaklılık sebeplerini tek tek saymıştır ve bunlar dışında başka bir nedenele hâkimin davaya bakması yasaklanamaz.

Hakkında yasaklılık sebebi bulunan hâkimin huzuruyla yapılan bütün işlemler, üst mahkemenin kararıyla iptal olunabilir; hüküm ve kararlar ise herhâlde iptal olunur.

Hâkim ile davanın taraflarından birisi arasındaki ilişki yasaklılık sebeplerinde olduğu derecede bir yakınlık olmasa bile, bu ilişki karşısında hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesi mümkünse, taraflardan biri hâkimi reddedebilir ve hâkim de bizzat çekilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu örnek teşkil etmesi bakımından bazı ret sebeplerini düzenlemiş olmasına rağmen, esasında temel ret sebebi, hâkimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirir derecede önemli bir durumun bulunmasıdır. Bununla birlikte, Kanunda sayılan sebeplerden birinin var olması halinde ret sebebinin gerçekleşmiş sayılacağı kabul edilmiştir. Hâkim hakkında ret sebebinin varlığının kabul edildiği hâller şunlardır; hâkimin, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması; davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye, kanunen gerekmediği hâlde, görüşünü açıklamış olması; davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; davanın, dördüncü derece de dahil yansoy hısımlarına ait olması, dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması. Ret talebinin kabulü halinde, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimce yapılmış olan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemler, davaya daha sonra bakacak hâkim tarafından iptal edilir.

 

Medeni Usul Hukuku Ders Notu İçin Tıklayınız.

Diğer Ders Özetleri;

1-Medeni Usul Hukukuna Giriş

2-Yargıda insan Kaynağı, Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: