Medeni Hukuk/Pratik Çalışma-2

OLAY 1

Bay A ile Bayan N nişanlanmış; ancak nişan töreninden 6 ay sonra Bay A iflas etmiştir. Bunun üzerine Bayan N, Bay A’yı terk etmiş ve bir yıl sonra da Bay B ile evlenmiştir. Bu duruma çok üzülen Bay A, Bayan N’ye karşı dava açarak, evleneceği inancıyla bankadan yüklü miktarda kredi çektiğini, bu parayla oturmakta olduğu evi Bayan N’nin zevkine göre yeni baştan döşediğini ileri sürmüş ve söz konusu kredinin kendisine tazminat olarak ödenmesini talep etmiştir.

Soru

Bay A’nın Bayan N’ye karşı açtığı davada ileri sürdüğü talebin hukuki niteliğinin ne olduğunu ve bu talebin hukuken haklı bir talep olup olmadığını açıklayınız.

Cevap

Maddi tazminat talebidir. Maddi tazminatın istenebilmesi için, tazminat talep edilen tarafın nişanı haklı bir neden olmadan bozmuş olması gerekir. Oysa Bay A’nın iflas etmesi, Bayan N’nin nişanı bozması için haklı bir sebeptir.

Olayda Bay A’nın davayı nişanın sona ermesinden itibaren 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra açtığı anlaşılmaktadır. MK. m. 123’e göre nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakkı sona ermenin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu sebeplerle, Bay A’nın talebi haklı değildir.

 




OLAY 2

17 yaşındaki Bayan A, anne babasının karşı çıkacağını düşünerek, sevgilisi Bay B ile gizlice evlenir. Evliliklerinin ikinci ayında Bayan A gebe kaldığını fark eder. Bayan A’nın annesi Bayan C, bu evliliği kısa süre içerisinde öğrenir. Kızının bu kadar erken yaşta evlenmesine itiraz eder ve evliliğin iptali için derhal mahkemeye başvurur. Fakat mahkeme, annenin tek başına dava açma yetkisine sahip olmadığı gerekçesiyle ret kararı verir.

Soru

Bayan C’nin tek başına dava açma yetkisini haiz olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin ret kararı vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ret kararına rağmen Bayan A’nın babasının dava açıp açamayacağını; bu davanın nitelik ve koşullarını dikkate alarak değerlendiriniz.

Cevap

Bayan A, 17 yaşında olduğu için, evlenme yönünden sınırlı ehliyetsizdir ve ancak yasal temsilcisinin izniyle evlenebilir. Evlenen kişi velayet altında ise, ana ve babasının izin vermesi gerekir. Eğer sadece biri izin vermiyorsa, dava açma hakkı sadece izin vermeyene aittir. Olayda Bayan A, anne ve babasından izin almaksızın gizlice evlenmiştir. Dolayısıyla dava açma hakkı, hem anneye hem de babaya aittir.

Bayan A’nın babası da bu davayı açma yetkisine sahiptir. Ancak Bayan A gebe kalmıştır. MK. m. 153/f. 2 gereği kadının gebe kalması halinde evlenmenin iptaline karar verilemez.

 

Sitede 1.sınıfa ait dersler de faydalanabileceğiniz, Pratikler, Testler,  Sınav Soruları İçin Çalışma odasına uğrayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: