MEDENİ HUKUK/Mirasın İntikali (Ders Özeti)

MİRASIN İNTİKALİ(GEÇİŞİ)

Mirasın Açılması: Mirasın intikal edebilmesi için, murisin ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş bulunması diğer bir deyimle mirasın açılmış olması gerekir. Miras ölüm ile açılır. Mirasın açılması demek murisin ölümü anında tereke üzerinde mirasçılığın başlaması demektir. Miras, tüm malları kapsamak üzere murisin son ikametgahı mahkemesinde açılır.
Mirasa Ehliyet: Mirastan kanuni veya mansup(atanmış) mirasçı yahut lehine vasiyet yapılan kimse (musaleh) sıfatıyla yaralanabilmektir. İki şartın gerçekleşmesi gerekir:

1.Murisin ölümü anında hayatta olmak: Muristen önce ölenler onun mirasçısı olamazlar. Mirasçı, murisin
ölümü anında hayatta olup bir dakika sonra ölmüş olsa dahi mirasa katılır.
2.Mirastan mahrum bulunmamak: Mirasa ortak olabilmek için mirasa layık olmak gerekir.

 

Mirastan mahrumiyetin sebepleri:

-Kasten veya hukuka aykırı bir surette murisi öldüren veya öldürmeğe teşebbüs edenler,
-Kasten veya hukuka aykırı bir surette murisi ölüme bağlı bir tasarrufta bulunamayacak hale getirenler,
-Hile veya tehdit yahut cebirle murisi ölüme bağlı bir tasarrufta bulunmaya veya böyle bir tasarruftan rücu etmeye (dönmeye) sevk edenler veya bunları yapmaya engel olanlar,
-Ölüme bağlı tasarrufu, murisin bunları tekrar yapmasına imkan olmayan hal ve zamanda kasten veya hukuka aykırı surette gizleyen veya bozanlar.

Yukarıdaki sebeplerden dolayı mirastan mahrumiyet kendiliğinden yani herhangi bir karar veya işleme gerek olmadan ortadan kalkar. Yalnız mahrumiyet “şahsi” dir. Yani mirastan mahrum olan füruu mirasa katılır. Mahrumiyet af ile ortadan kalkar. Mirastan mahrumiyeti mirastan ıskat ile karıştırmamak lazımdır.

Mirastan ıskat;

murisin kanunda sayılan sebeplerden birisinin bulunması halinde mahfuz hisseli bir mirasçısını ölüme bağlı bir tasarrufla mirasının dışında bırakması, onu mirasçılıktan çıkarması demektir. Yani mirastan ıskat, sadece mahfuz hisseli mirasçılar hakkında söz konusudur. Mirastan ıskat, mahrumiyet gibi kanundan değil, murisin bir ölüme bağlı tasarrufundan doğar. Sebepleri:
-Mahfuz hisseli mirasçının, murise veya onun yakınlarından birine karşı ağır suç işlemesi,
-Mahfuz hisseli mirasçının, murise veya onun ailesine karşı kanunen yükümlü olduğu ödevleri ağır bir şekilde ihlal etmesi.

Mirasçılık Sıfatının İspatı:

Mirasçıların tereke üzerinde hukuki muamele yapabilmeleri için, kendilerinin mirasçı olduklarını ispat etmek zorundadırlar. Bunu da ancak bir belge ile sağlayabilirler. Mirasçıların mirasçılık sıfatlarını ispata yarayan bu belgeye “ Veraset İlamı” denir. M.K. sadece mansup mirasçılar için hüküm getirmiştir. Buna göre mansup mirasçılar mirasçılık sıfatları hakkında ellerine resmi bir belge verilmesini, mirasçılıkları kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay geçtikten sonra sulh hakiminden isteyebilir. Mahkemenin mirasçıların kimler olduğunu ve bunların hisselerinin neden ibaret bulunduğunu gösteren bu kararına “Veraset İlamı” denir.

Mirasın Kazanılması:

1.Külli halefiyet ilkesi; Murisin mal varlığına dahil olan bütün hak ve borçlar ölüm anından itibaren bölünmeksizin tüm halinde mirasçılara ait olur. İşte, terekenin bir bütün olarak ve kanundan dolayı mirasçılara geçmesine “külli halefiyet ilkesi” denir. Miras kendiliğinden geçer. Külli halefiyet ilkesi gereğince bir mirasçı terekeye dahil olan mallar, alacaklar ve borçları hep birlikte kazanır. Bir mirasçı ancak bütün mirası reddedebilir. Mirasın reddi için de, mirasçının murisin ölümünü öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içinde sulh mahkemesine yazılı veya sözlü olarak mirası reddettiğini açıklaması lazımdır. Mirasçılar murisin borçlarından terekeye dahil mallarla değil, aynı zamanda kendi mal varlıklarıyla da sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar.
Bu sorumluluktan kurtulmanın yolu, mirası reddetmek veya mirasın resmen tasfiyesini istemektir. Miras kendiliğinden ve bir bütün halinde mirasçıların hepsine birden geçer. Diğer bir deyimle birden fazla mirasçı tereke üzerinde “iştirak halinde malik” sıfatıyla hak sahibi olurlar. Tereke üzerinde tasarruflarda bulunabilmek için, bütün mirasçıların birlikte hareket etmeleri veya mümessil tayin etmeleri gerekir. Mirası hep birlikte iktisap etmiş olan mirasçıların taksime kadar meydana getirdikleri topluluğa “Miras Şirketi” denir.
2.Cüz’i halefiyet ilkesi; Tereke üzerinde sadece bir talep hakkı elde etmeyi, buna karşılık borçlardan sorumlu olmamayı ifade eder. Belli mal vasiyetinde musaleh “cüz’i halef” tir. Sadece intifa(faydalanma) hakları olan 4.’üncü paranteldeki hısımlar ile intifa hakkını seçmiş olan eş de cüz’i haleftirler. Sağ kalan eş intifa yerine mülkiyeti seçerse, külli halef olur.

Medeni Hukuk Ders Notu İçin Tıklayınız

Diğer Ders Özetleri;

1- Medeni Hukukun Kaynakları

2-Dürüstlük Kuralı, İyi Niyet 

3-Hak çeşitleri

4-Gerçek Kişiler

5-Kişilik Hakkı ve Kişiliğin Korunması

6-Kişinin Ehliyeti-Fiil Ehliyetinin Sınıflandırılması

7-İkametgah, Hısımlık, İsmin Korunması

8-İsim ve İsmin Korunması, Cinsiyet Değişikliği

9-Ergin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi

10-Tüzel Kişiler, Dernekler, Vakıflar

11-Nişanlanma

12-Boşanma Nedenleri

13-Kanuni Mirasçılık-İradi Mirasçılık

14-Mirasın İntikali

MEDENİ HUKUK/Mirasın İntikali (Ders Özeti)” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: