EŞYA HUKUKU/ 10-Zilyetliğin Çeşitleri

ZİLYETLİĞİN ÇEŞİTLERİ

1. Haklı Zilyetlik – Haksız Zilyetlik;
Örneğin, malikin zilyetliği haklı iken, hırsızın zilyetliği haksız bir zilyetliktir.
2. İyi Niyetli Zilyetlik – Kötü Niyetli Zilyetlik;
Zilyedin mevcut durumu bilip bilmemesine göre yapılan ayrımdır. İade borcunun kapsamı ve zamanaşımı ile mülkiyetin kazanımı buna göre belirlenir.  örneğin; İyi niyetli hakka dayanmayan zilyetlik (havaalanında bilmeden başkasının bavulunu almak) Kötü niyetli hakka dayanmayan zilyetlik (bilerek başkasının bavulunu almak)
3. Malik Sıfatıyla Zilyetlik – Diğer Sıfatla Zilyetlik;

Bu zilyetlik ayrımı, zilyedin eşya üzerinde hangi sıfatla zilyet olduğuna dayanan bir ayrımdır. Eşyaya mülkiyet iddiasıyla zilyet olan kişi, malik sıfatıyla kendisi için zilyettir. Başkası için zilyet olan kimse, eşyaya, başkasına ait olduğu bilinciyle zilyet olmaktadır (örneğin ödünç alan, kiracı olan).
4. Aslî Zilyetlik – Ferî Zilyetlik
Zilyedin sınırlı bir ayni hakka veya kişisel bir hakka dayanarak zilyet olmasıdır.
Birşeyde malik sıfatıyla zilyet olan kimse asli zilyettir. Kiracı, rehin alan gibi kimseler ise feri zilyettir.
5. Kendisi İçin Zilyetlik – Başkası için Zilyetlik – Zilyet Yardımcılığı
Elinde bulundurduğu eşya bakımından hiçbir ayni ve şahsi hak iddia etmeksizin malı elinde bulunduranlar başkası için zilyettir.

Başkası İçin Zilyet; Nakliyeci, temsilci, tüzel kişiye ait mallarda organların zilyetliği başkası için zilyetliktir. Başkası için zilyet kendi adına zilyetlik hükümlerinden faydalanamaz, malı kendisine veren kişi adına zilyetliğin korunmasını isteyebilirler. Başkası için zilyet emin sıfatıyla zilyettir. TMK-988 uygulanabilir.
Başkası için zilyet malı başkasına satarsa emniyeti süistimal yapmış olur.

Zilyet Yardımcılığı; başka bir kişinin zilyet olduğu bir eşyayı hakimiyet iddia etmeksizin sadece kullanma imkanına sahip olanlar zilyet yardımcılarıdır.
Gündelik işçi, hizmetçi, tezgahtar zilyet yardımcısıdır. Bunlar zilyetlik hükümlerinden faynalanamazlar. Sadece TBK uyarınca “meşru müdafaa” hükümlerinden faydalanabilirler.
Zilyet yardımcısı malda hakimiyet iddia ederse hırsızlık söz konusu olur.

6. Dolaylı Zilyetlik – Dolaysız Zilyetlik
Zilyet eşya üzerindeki hakimiyetini başkası aracılığı ile kullanıyorsa dolaylı zilyetlik olur. Zilyetliği başkasının aracılığı olmadan kullanıyorsa dolaysız zilyetlik olur.

Örn 1. A, üzerindeki cekete dolaysız olarak zilyettir.

Örn 2. A, B’nin kalemini B’nin iradesiyle aldı. B, bu kalem üzerinde dolaylı zilyettir, A ise dolaysız zilyettir.

Örn 3. A, B’nin kahve bardağını çaldığında; A, dolaysız zilyettir, asli zilyet – fer’i zilyet ayrımı yapılamaz, derecelendirme yoktur. B ise zilyet değildir. A, aynı zamanda malik sıfatıyla zilyettir.

Örn 4. A, B’ye anahtarlarını verdi ve A dolaylı zilyet olur, B dolaysız zilyettir. Fakat B de anahtarları C’ye verdi bu durumda;  A, dolaylı zilyettir, B de dolaylı zilyettir, C dolaysız zilyettir.
7. Tekbaşına Zilyetlik – Birlikte Zilyetlik:
Malı elinde bulunduran kimsenin zilyetliği tek başına zilyetliktir.

Birlikte zilyetlik; müşterek zilyetlik ve iştirak halinde zilyetlik olarak karşımıza çıkabilir. Birlikte zilyetlerden her biri, eşya üzerinde zilyetlikten doğan yetkilerini diğerinin katılımına gerek olmadan kullanabiliyor ise müşterek zilyetlik söz konusu olur. Örn: A ile B birlikte bir büro açmaya karar verdiler. Büronun kirasını aralarında paylaştılar bu durumda A ile B birlikte zilyettirler. A ile B büroyu istedikleri zaman teker teker kullanabiliyorlar. Buna müşterek zilyetlik denir. Müşterek zilyetlik paylı mülkiyete karine teşkil eder. Eğer eşya üzerindeki zilyetlik birden fazla kişinin aynı anda bir arada bulunmasını gerektiriyorsa, iştirak halinde zilyetlik olur. Örn: Bürodaki kasanın anahtarlarından biri A’da diğeri B’dedir. İki anahtar bir araya gelmeden kasa açılmamaktadır. Buna iştirak halinde zilyetlik denir. İştirak halinde zilyetlik elbirliğiyle mülkiyete karine teşkil eder. Ceza hukuku açısından; müşterek zilyetliğin ihlali güvenin kötüye kullanılmasıdır. İştirak halinde zilyetliğin ihlali ise hırsızlık suçudur. Medeni hukuk açısından; güvenin kötüye kullanılmasında iyi niyetli üçüncü kişi taşınırın mülkiyetini elde eder. Hırsızlık suçunda ise, irade dışı olduğundan iyi niyetli üçüncü kişi taşınırın mülkiyetini elde edemez.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: