CEZA HUKUKU (GENEL)/7-Hukuka Uygunluk Halleri-I

HUKUKA UYGUNLUK HALLERİ

1- Meşru Müdafaa.
2- Kanun Hükmünün Yerine Getirilmesi.
3- Hakkın Kullanılması.
4- Mağdurun Rızası.
Bu durumlarda işlenen fiiller suç değildir. Bu hallerde kişiye ceza verilmez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz, dava açılmış ise BERAAT KARARI VERİLİR. Bu nedenler objektiftir. Kişiye bağlı nedenler değildir. Bu durumlarda bulunan bütün kimseler bu hükümler uyarınca değerlendirilir ve ceza verilmez.

1- MEŞRU MÜDAFAA

Bir kimsenin kendisine ya da bir başkasına ait bir hakka yönelik olarak gerçekleşen veya gerçekleşmesi kesin olan haksız bir saldırıyı o anda durum ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde ortadan kaldırmaya meşru müdafaa denir.
Meşru müdafaadan söz edebilmek için saldırı ve saldırıya karşı gösterilen savunmaya ilişkin bazı şartların bulunması gerekmektedir.

Saldırıya İlişkin Şartlar:
1- Saldırının halen var OLMALI güncel saldırı: Saldırı ya halen sürüyor olacak ya da gerçekleşmemiş olsa da gerçekleşmesine kesin gözle bakılıyorsa ya da bitmiş saldırı tekrarlanacak ise meşru müdafaa söz konusu olur.
Örn: A şahsının elinde bıçak ile B ye saldırması durumunda saldırı günceldir. Bu saldırı da meşru müdafaa söz konusudur.
Örn: X in evi Y tarafından silahla taranmıştır. X evine silah ile ateş edilirken karşı koyar ise meşru müdafaa söz konusu olur. Fakat X o anda değil de ertesi gün Y ye silahlı saldırı da bulunursa meşru müdafaa olmaz.
Bütünüyle sona ermiş bir saldırı için meşru müdafaa olmaz. Ancak saldırının tekrarlanacağına kesin gözle bakılıyor ise meşru müdafaa söz konusu olur. Örn: X elindeki bıçağı ile Y ye saldırmış ve Y kaçmaktadır. Elinde bıçağı ile Y yi arayan X in eylemi halen devam etmekte olduğu gibi Y ye karşı yaralama fiili de tekrarlanacağı kesin olan bir fiildir ve meşru müdafaa söz konusudur.
2- Saldırı HAKSIZ OLMALI: Meşru Müdafaadan söz edebilmek için saldırının haksız olması gerekmektedir. Meşru müdafaa her türlü haksızlığa karşı değil yalnızca HAKSIZ SALDIRAYA karşı kabul edilmiştir.
SALDIRI KONUSU EYLEMİN SUÇ TEŞKİL ETMESİNE GEREK YOKTUR. HAKSIZ EYLEM OLMASI YETERLİDİR.
Meşru müdafaadan yararlanan kimse kendi kusurlu hareketi ile saldırıya neden olmuş olabilir. Bu halde de meşru müdafaa söz konusudur.
Örn: F ye küfür eden ve onu sinirlendiren M; F nin kendisini öldürmek amacıyla ateş açması üzerine saldırıyı etkisiz kılmak için F yi yaralamıştır. Bu olayda M haksız saldırıya kendisi neden olmuştur. Ancak bir kimsenin bir başkasına küfür etmesi o kimsenin ölmesini gerektirmeyeceği için F nin ateş açması durumunda M nin meşru müdafaadan yararlanması mümkündür.
Ancak: M bu durumu bilerek kurgulamış ise yani meşru müdafaadan yararlanarak F yi öldürmek ya da yaralamak istemişse bu durumda artık meşru müdafaa uygulanamaz.
ÖRN: Kolluğun silah kullanma yetkisi olan bir durumda kaçmakta olan kişi kolluğun kendisine karşı silahlı saldırıda bulunduğundan bahisle meşru müdafaa hakkının bulunduğunu söyleyemez. Çünkü kolluğun eylemi haksız değildir. Kolluğun silah kullanması ( kanuni sınırlar içinde ) bir hukuka uygunluk nedenidir.
3- Saldırı BİR HAKKA yönelmiş olmalıdır: Saldırının nefse veya ırza yönelmiş olmasına gerek yoktur. Bir kimsenin her hangi bir hakkına yönelik olabilir. 765 Sayılı Yürürlükten Kaldırılan Ceza Kanunu sadece nefse ve ırza yönelik saldırılarda meşru müdafaayı düzenlemişti. Oysa yeni ceza kanunu her hangi bir hakka yönelik saldırıya karşı meşru müdafaanın söz konusu olabileceğini düzenlemekle meşru müdafaayı genişletmiştir.
Bu hak, yaşam hakkı, beden dokunulmazlığı olabileceği gibi mülkiyet hakkı, konut dokunulmazlığı hakkı da olabilir.
Her türlü hakka karşı saldırı da meşru müdafaa söz konusu olur. Hakkın önemli bir hak olup olmamasına gerek yoktur.

Savunmaya İlişkin Şartlar
1- Savunmada zorunluluk olmalı: Saldırıdan başka surette kurtulma imkanı bulunmamalı.
2- Savunma ile saldırı arasında nedensellik bağı olmalı: Savunma saldırıya ve saldırıyı yapan kimseye karşı yapılmış olmalı.
3- Savunma ile Saldırı Arasında ORAN bulunmalı: Savunma saldırıyı def edecek, uzaklaştıracak ölçüde olmalıdır. Oran saldırıda bulunan kişinin elindeki silah ile orantılı bir silah ile savunma, korunan menfaatler arasında da söz konusu olur.
Saldırılan menfaat ile savunmada zarar verilen menfaat arasında mutlak bir eşitlik bulunması zorunlu değildir.
Örn: Cemil yaralamak kastı ile Mehmet e karşı bıçak ile saldırmış ve onu yaralamıştır. Mehmet i Cemil e karşı savunma da bulunur ise meşru müdafaa olur. Fakat Cemil in olaya karışmamış olan kızı Serpil e karşı savunma da bulunamaz ona zarar veremez. Zarar verirse meşru müdafaa olamaz.
Örn: Kısa boylu ve zayıf olan Recep e karşı 2.00 m boyunda ve elinde büyükçe bir döner bıçağı ile saldıran Yavuz arasında silahlar bakımından oran yoktur. Recep Yavuz un saldırısını daha etkili bir silah ile ( örneğin ateşli silah ) def edebilir. Bu halde araçlar arasında oran var kabul edilir.
Örn: Afakan nın 2008 model Mercedes Marka otomobili hasmı Zeki tarafından camları kırılırken görülmüş ise Afakan saldırıyı def etmek için meşru müdafaadan yararlanabilir. Çünkü mülkiyet te bir haktır. Ancak burada konu bakımından bir oran bulunmalıdır. Yani Afakan arabasına yönelik saldırıyı Zeki yi öldürerek def edemez. Çünkü mal için meşru müdafaada kural olarak insan öldürülmez.
Ancak kendisini yaralamak üzere elinde bıçakla saldıran birisine karşı başka şekilde karşı koyma imkanı kalmamış ise ve başka şekilde kurtulmak mümkün olmamış ise saldırıda bulunan kimseye karşı öldürmek suretiyle karşı koyulabilir.

ÜÇÜNCÜ KİŞİ YARARINA MEŞRU MÜDAFAA
Kanunda kendisine ya da bir başkasına ait bir hakka yönelik olarak gerçekleşen bir saldırıya karşı meşru müdafaa düzenlenmiştir. Yani bir başkasına karşı gerçekleşen bir saldırıya karşı savunma yapılabilir.
Örn: Ormanda piknik yaptığı sırada az ileride birinin bıçaklandığını gören K nın saldırganlara karşı savunmada bulunması mümkündür. K mağduru kurtarmak için faillere karşı her türlü savunma vasıtasını kullanabilir.
MEŞRU MÜDAFAA İÇİN SALDIRININ SADECE KİŞİYE KARŞI İŞLENMİŞ OLMASI GEREKMEZ. BAŞKA BİRİSİNE GERÇEKLEŞEN BİR SALDIRIYA KARŞI DA MEŞRU MÜDAFAADA BULUNULABİLİR.
MEŞRU MÜDAFAA HALİNDE EYLEM SUÇ TEŞKİL ETMEZ, EYLEM NEDENİYLE YARGILAMA YAPILMIŞ İSE BERAAT KARARI VERİLİR VE EĞER BİR ZARAR MEYDANA GELMİŞ İSE TAZMİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOKTUR.

2- KUNUN HÜKMÜNÜN YERİNE GETİRİLMESİ

Yasa hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez ( T.C.K m. 24/1 )
Kanun hükmünün yerine getirilmesi halinin hukuka uygunluk nedeni olması için şu koşulların bulunması gerekir:
– Kanunun yetkili kıldığı kimsenin eylemde bulunması gerekir,
– Kanunun öngördüğü şekilde davranılmış olmalıdır,
– Kanunun öngördüğü sınır aşılmamalıdır.
Örn: İcra iflas Kanununa göre hacze gidilen evde kimse yok ise ya da mal kaçırmak için evde bulunulmuyor ise bu halde icra müdürü kapıyı açtırabilir. Bu durumda kapının çilingir marifetiyle açtırılması halinde suç oluşmayacaktır.

 

Ceza Hukuku Ders Notları için Tıklayınız

Diğer Ders Özetleri İçin Aşağıdaki linkten Tıklayınız.

1- Ceza Hukukunun İşlevi ve Kaynakları

2- Ceza Hukukuna Hakim olan İlkeler

3- Cezanın Kanununun Uygulanması-Zaman Bakımından Uygulama

4- Cezanın Kanununun Uygulanması-Kişi Bakımından Uygulama

5- Cezanın Kanununun Uygulanması-Kişi Bakımından Uygulama

6- Suç Teorisi-Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler

7- Hukuka Uygunluk Halleri-I

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: